Bitümlü membran uygulamasında ürün ve işçilik kadar çevresel koşullar da önemlidir. Şantiyelerde program baskısı nedeniyle uygulamanın her hava koşulunda devam ettirilmesi istenebilir; ancak sıcaklık, yağış, rüzgâr ve yüzey nemi uygulamanın kalitesini doğrudan etkileyebilir.
Genel olarak ıslak veya suyla kaplı yüzeylere membran uygulaması yapılmamalıdır. Yüzeydeki su, membran ile zemin arasında kalabilir ve yapışma/uygulama kalitesini olumsuz etkileyebilir. Yağış sonrasında yüzeyin uygun hale gelmesi beklenmelidir.
Kış aylarında uygulama tamamen imkânsız değildir; ancak düşük sıcaklıklar ürünün esnekliği, uygulama davranışı ve yüzey koşulları üzerinde etkili olabilir. Kullanılan İzopak ürününün teknik föyünde belirtilen minimum uygulama sıcaklığı ve saklama koşulları dikkate alınmalıdır.
Yüksek yüzey sıcaklıkları da uygulamayı zorlaştırabilir. Malzemenin depolanması, ruloların taşınması ve şalümo ile kontrollü ısıtma sırasında çevre koşulları hesaba katılmalıdır.
Özellikle çatı uygulamalarında kuvvetli rüzgâr, açılmış membran rulolarının kontrolünü zorlaştırabilir ve iş güvenliği riski oluşturabilir. Şalümo kullanılan uygulamalarda alevin kontrolünü de etkileyebilir.
Havanın kuru olması tek başına yeterli değildir. Beton veya şap yüzeyin kendisi de uygulamaya uygun nem ve kuruluk şartlarında olmalıdır. Sabah çiyi, gece yoğuşması veya yeni dökülmüş şap yüzeyi dikkate alınmalıdır.
Uygulama öncesinde membran rulolarının uygun koşullarda depolanması da önemlidir. Rulolar; üretici talimatlarına uygun şekilde, aşırı sıcaklık, su ve fiziksel hasardan korunarak saklanmalıdır.
Her ürünün uygulama davranışı aynı değildir. Bu nedenle İzopak membran sistemlerinde karar verirken ürün teknik föyü ve proje gereksinimleri birlikte değerlendirilmelidir. Genel saha alışkanlıkları, ürünün özel uygulama koşullarının yerine geçmez.
Membran uygulaması için “her zaman uygun tek bir sıcaklık” yaklaşımı yerine, ürün teknik bilgileri, yüzey durumu ve anlık hava koşulları birlikte değerlendirilmelidir. Uygun koşulları beklemek, hatalı uygulamanın sonradan onarılmasından çoğu zaman daha verimlidir.